OOPS. Your Flash player is missing or outdated.Click here to update your player so you can see this content.

Ziyaretçi Sayacı

Bugün18
Dün9
Hafta104
Ay67
Yıl8464
Öğretmenlerimize... PDF Yazdır E-posta

Tam boyutlu görseli göster

ASALET UNVANLI MİMARLAR: ÖĞRETMENLERİMİZ*

Eğitim; bireyin ve toplumun gelişmesini sağlayan, ekonomik kalkınmayı destekleyen, maddi ve manevi kültürel değerlerini koruyup geliştirerek gelecek nesillere aktarılmasını sağlayan olmazsa olmaz, vazgeçilemez ve ertelenemez bir süreçtir.

                                ....................

Bir ülkenin kendisini nasıl tanımladığının ve kendisine nasıl bir gelecek hazırladığının en önemli göstergesi de, o ülkenin eğitim sistemi ve bunun ne ölçüde hayata geçirilebildiğidir.

Hükümetlere, siyasi partilere hatta bakanlara göre eğitim politikalarında bazı farklılıklar olsa da eğitim kurumlarının vizyonu gereğince Türk Millî eğitim sisteminin; Atatürk’ün çizdiği vizyon istikametinde düşünme, algılama, yorumlama ve problem çözme yeteneği gelişmiş, demokratik değerlere dayanan, yeni fikirlere açık, kişisel sorumluluk duygusuna sahip, ulusal kültürü özümsemiş, farklı kültürleri yorumlayabilen ve çağdaş uygarlığa katkıda bulunabilecek, bilim ve teknoloji üretimine yatkın bilgi ve beceri düzeyi yüksek, üretken ve yaratıcı, risk alabilen ve ekip çalışmasına önem veren bilgi çağı insanının yetiştirilmesi amacını gerçekleştirmek için geliştirme ve yenileştirme çalışmaları her zaman yapılmıştır.

Bugün eğitim sistemimiz şu veya bu şekilde tartışılmaktadır. Doğrusu tartışılması da gerekir. Ne zaman ki tartışmalar biter, eleştiriler kesilirse işte o zaman iyi gitmeyen bir şeyler var demektir.

Ülkemizin olduğu gibi eğitim sisteminin de sorunları dün vardı, bugün de var, yarında var olacaktır. Önemli olan yapılan çalışmaların, iyi niyetle girişilen işlerin kesintiye uğratılmaması ve sürekliliğinin sağlanmasıdır.

Eğitim sisteminin, her türlü eksikliklerine rağmen, Cumhuriyetin ilânından günümüze nicel ve nitel anlamda sağladığı başarı övünç kaynağımızdır.

Eğitim yoluyla elde edinilen başarı ve edinilen kazanımlarda en büyük pay, her türlü değişime ve teknolojik gelişmeye rağmen bir alternatifi olmayan, eğitim sisteminin itici gücü öğretmenlerimize aittir.

Öğretmen; insanları eğitmeyi ve öğretmeyi meslek edinen, eğitim kurumlarında çocuk ve gençlerin eğitim öğretimlerine rehberlik eden, yön veren ve yaşama hazırlayan kimsedir. Mesleğin kutsiyeti, bireyin eğitiminden başlayan sürecin toplumun geleceğini şekillendirmeye varan etkisinden kaynaklanıyor diye düşünüyorum.

Öğretmenler, milletlerin belki alın yazılarını değil ancak geleceğini değiştiren, şekillendiren dahası nasıl bir toplum, nasıl bir gelecek tasavvurumuzun öncü mimarlarıdır. Hiç kuşkusuz ki, öğretmenler toplumların geleceğine damgasını vuran kişilerdir.

Kurtuluş Savaşı'nın kazanılmasını müteakip, doğrusu 29 Ekim 1923'te Cumhuriyet'in ilânından sonra askeri, ekonomik, sosyal ve kültürel alanlarda birçok yenilik başlatılmıştır. Bu yeniliklerden birisi de, 1 Kasım 1928 tarihinde çıkarılan 1353 sayılı Kanun’la, Arap alfabesi yerine Latin alfabesinin kabulü olmuştur. Bu tarihten itibaren yeni harflerin öğrenilmesi ve okur-yazar sayısının artırılması konusunda büyük bir seferberlik başlatılmıştır. 24 Kasım 1928 tarihinde açılan, Millet Mektepleri'nde, yaşlı, genç, çocuk, kadın, erkek herkese yeni harflerle okuma-yazma öğretilmiştir. Millet Mektepleri'nin açılışı ve Atatürk'ün Başöğretmenliği kabul tarihi olan 24 Kasım günü, 1981 yılından beri Öğretmenler Günü olarak kutlanmaktadır.

Öğretmenler gününün amacı; öğretmenin toplumdaki yeri ve rolü, önemi ve değeri ile mütenasip olarak güzellikleri paylaşmak, sorunlarını belirlemek ve öğretmeni olması gereken yüce yerine oturtmaktır. Öğretmenlerin kendi aralarındaki bağı kuvvetlendirmek, öğrencileri ile aralarındaki sevgi, saygı ve dayanışmayı güçlendirmektir. Emekli olan öğretmenleri saygıyla anmak ve yeni atanmış öğretmenlere mesleklerinin kutsal bilincine varmalarını sağlamaktır.

24 Kasım günü tüm öğretmenlere adanmış, armağan edilmiş bir gündür. Bir gün ile yetinilmemiş, 24-30 Kasım tarihleri arasında “Öğretmenler Haftası” ilan edilerek öğretmenlerin, öğretmenliğin, bir hafta boyu bütün sıcaklığı ile gündemde tutulması sağlanmıştır. Bu çerçevede yapılan etkinlikler, meslek sevgisi ve görev tutkusunun yüreklere bir kez daha işlenmesine vesile olur.

Bu satırları okuyan herkesin öğretmeni, öğretmenleri vardı. Onlar bizim hâlâ öğretmenlerimiz. Onlar; bilmediklerimizi öğreten, yol gösteren birer rehberdi hatta belki pek çoğumuz için en iyi rol model değil miydi? Öğretmenlerimizin hayatımıza kattığı anlamı hatırlamamız için her birimiz açısından ayrı ayrı olsa da sanırım pek çok sebep vardır.

Bu günler, öğretmenlerimize duyduğumuz saygı, sevgi ve şükranlarımızı dile getirmek için bir fırsattır. Bizleri bu günlere hazırlayan öğretmenlerimizi hatırlamak, ziyaret etmek ya da bir telefon, e-mail veya mektupla hatırlarını sormak onlar için en büyük ve en değerli armağan olacaktır. Sizce de bunu fazlasıyla hak etmiyorlar mı?

Emeğinize, elinize, yüreğinize sağlık öğretmenlerim. Hepinize çok şey borçluyum. İyi bir insan, iyi bir vatandaş olarak yetişmemiz için verdiğiniz öğütler ile kendimize, ailemize ve ülkemize faydalı bireyler olarak geleceğe hazırlanmamız yönündeki nasihat ve telkinleriniz hâlâ kulağımda. Layık olabildiysek ne mutlu bize…

Dünyada her şeye değer biçmek mümkündür. Fakat öğretmenin eserine kıymet takdir etmek olanaksızdır. Çünkü onun eseri, hem hiçbir şeydir; hem de her şeydir.

MEÇHUL ÖĞRETMEN

... Ünlü eğitimciler yeni eğitim sistemini kurarlar; ama, gençliğe yön veren ve rehberlik eden, MEÇHUL ÖĞRETMEN’dir. O, karanlıkta yaşar ve zorluklara katlanır. O’nun için ne trampetler gürler, ne cenk arabaları bekler; ne de ona altın madalyalar verilir. O, karanlığın sınırlarında nöbet bekler ve bilgisizlik ile budalalığın siperlerine hücum eder. Sabır O’nun günlük ödevidir. O, gençliğin düşmanı olan yıkıcı kuvvetlere karşı koymaya çalışır. O, uyumuş ruhları uyandırır, tembelleri harekete geçirir, hareketliyi cesaretlendirir ve kararsıza karar bağışlar. O, öğrenmekten aldığı hazzı aşılar, zihninin en seçkin hazinelerini çocuklarıyla paylaşır. O, yıllar sonra kendisini kutlamak üzere parlayacak ışıkları yakar. Ödülü budur. Bilgi kitaplardan edinilebilir; ama bilgiye karşı sevgi kişisel temas ile geçer. Hiç kimse MEÇHUL ÖĞRETMEN kadar bu cumhuriyetin meyvelerine layık değildir...

Ya öğretmenliğe ne dersiniz? A, işte o mesleklerin en az kazanç getireni, fakat insanı en çok ödüllendirenidir. Eğer onu sevmiyorsan asla girmeye cesaret etme. Büyük çoğunluğa ne servet, ne de şöhret vadeder. Fakat sırf kendi hatırı için onu sevenlere insanlığın asalet unvanını bahşeder. MEÇHUL ÖĞRETMEN’e saygı duyuyoruz.

 download.jpg - 5.23 KB

 * Ercan TÜRK  (MEB. Strateji Geliştirme Başkanlığı , Daire Başkanı)

 
< Önceki   Sonraki >

Yerel Basın

Haber Manşetleri

www.giresuniletisim.k12.tr www.giresuniletisim.k12.tr - Öğretmenlerimize... Untitled Document
Hürriyet Sabah Milliyet
Star Cumhuriyet Radikal
Yeni Şafak Türkiye Vatan
Akşam Zaman Posta